Pilot uzun boylu
--------------------------------------------------------------------------------
SELAHATTIN DUMAN'LA MIZAH YAZILARI
Pilot uzun boylu ben kısa kaldım..
Memlekette hosteslik kızlara kıran girdiğinden Türk Hava Yolları uçaklarını uçuramıyormuş..
Yaz tarifesi yüzünden yeni seferler konmuş.. Lakin orta yerde hostes yokmuş.. "Sınav açalım" demişler..
Birinci şart DA başvuracak adayın 1.65'ten kısa olmaması..
Ben yetkililerin yalancısıyım.. Ne kadar "yer cücesi" varsa bu sınava üşüşmüş..
Sanki "Tarzan Pigmelere Karşı" filmi çekiliyor DA kısa boylu figüran aranıyor..
***
Bu memleketin kızları DA AZ numaracı değil yani..
Sınava başvuran kızların çoğu el kadar AMA müracaat formundaki "Boy hanesine" göğüslerini gere gere 1.65 yazmışlar..
"Amaaan sanki gelip de boyumuzu mu ölçecekler?" diye düşünmüşlerdir..
Aday kızların hepsine numaracı diyemem.. Bazıları DA "Topuklu ayakkabıyla 1.65'i geçiyorum.." fikrinden gitmiştir..
Bahane nedir?
Ancak sınav komisyonundakilerin boy ölçecekleri tutmuş.. Bakmışlar ki gelenlerin çoğu kantodaki "fındık kurdu" tarifine uyuyor..
Almamışlar tabii..
THY yöneticileri hosteslik kız beğenemeyince uçaklar vaktinde kalkıp konamaz olmuş.. İki gün önceki Ankara-Kayseri seferindeki saatler süren rötar böyle açıklanıyor..
Ankara ile Kayseri arası karayolundan üç saat.. Ama milyonluk Kayseri'den Ankara'ya direk uçak yok.. Önce İstanbul'a uçuyor, oradan aktarma yapıp Ankara'ya geliyorsun..
Karayolundan üç saat süren bir yolu sen dört saate çıkarıyorsun.. Üzerine bir de üç beş saat rötar ekleyip, bahaneyi hostes yetmezliğinde buluyorsun..
Öte yandan hangi akla hizmet ettiği belli olmayan uçağın Uşak'tan İstanbul'a boş gidip geliyor..
Yazın nüfusu bir milyonu geçen Bodrum'a ise Ankara'dan direk uçağın yok.. Severim böyle akılları..
***
Şu ikram meselesine gelince..
Hostes olsa NE olur olmasa NE olur? Verdiğin bayat bir sandviç ile bir bardak meşrubat.. Belli ki bu ikramı THY yönetimi çok önemsiyor..
"İkramsız uçak, çalgısız düğüne benzer.." diye düşündüğünden uçak uçuramıyor..
Bir sandviçin NE kadar önemsendiğini gösteren şey de birinci sınıf yolcularına fazladan bir bardak portakal suyu ikram edilmesidir..
Dramatik anlar
O bir bardak portakal suyu o kadar önemlidir ki "ikinci sınıf yolcular, birinci sınıftakileri portakal suyu içerken görmesin.." deyip, aradaki perdeleri kapatırlar..
Perde kapanmış what fayda?
İkinci sınıftaki yolcular daha hostes perdeleri çekerken anlar ki birinci sınıfta portakal suyu dağıtımı var..
İkinci sınıfa bir mahzunluk, bir hüzün çöker.. Kimi yolcular "Keşke iki misli ücret ödeseydim de o portakal suyunu ben de içebileydim.." diye düşünür..
Hostesler başka türlü duyguların içindedir.. "Sizden portakal suyunu esirgeyen biz değiliz.. Lütfen anlayın.." ezikliğini yaşarlar..
Yolcularla göz göze gelmemeye çalışırlar..
İşte THY yönetiminin ısrarlı olduğu boy meselesi bu noktada önem kazanıyor..
1.65'ten uzun boylu hostesler yolcu ile göz göze gelmemenin kolayını bulur.. Bagaj kutularına bakar.. Tepe lambalarını sayar..
Sağa sola baktığında ise başını eğmedikçe yolcu ile yüz yüze gelmez..
Boy kısa oldu mu dert başlar.. Başını sağa çevirirsin A, B,C sıraları.. Sola çevirirsin E, F, G sıraları.. Çaresiz birinden biriyle göz göze gelirsin..
Bakışlarınla "portakal suyu" ikramını açıklayamazsın.. Uzun boylu hostes ısrarının bilimsel açıklaması budur..
***
Ben bu yüzden bunalıma girip tarım ilacı içen hostes kızlar tanıyorum.. (Tuh bana!)
Yine de kızlarımızın kısa boy yüzünden bu meslekten elenmesini hoş karşılamıyorum..
En azından bu gerekçenin açıklanmasında bir "hor görme" var ki 1.56 boyundaki anneden doğma biri olarak bana ters gelir..
Üstelik yaş ilerledi.. Anam şimdi iki santim daha çekti.. Yani hosteslik sınavına zıplaya zıplaya girse almazlar..
Niza çıkacak..
Benim korkum bu meselenin memleketi siyaseten germesi.. Kemalistler, laikler haklı olarak;
"Koskoca Atatürkümüz, minnacık Latife Hanım'ı eş olarak beğenir de bu yöneticiler 1.65'ten aşağı boydaki kızları nasıl beğenmez.." diyecekler..
Doğrudur.. Atatürkümüz'ün boyu 1.70 kadardı AMA dönemin insanlarına göre ortadan uzun sayılırdı..
O dönemin fotoğraflarına bakın.. Atatürk'ü boydan geçen bir iki paşa vardır.. Biri Fahrettin Altay ki süvariydi, ata bindiğinde ayakları yere sürürdü..
Diğer paşalar, kalpaklarıyla beraber Atamız'ın kulak hizasında..
O Atatürk gitti Latife Hanım'ı aldı.. Yan yana durduklarında Latife Hanım ancak çene hizasına geliyordu.. Hem topuklu kundura giydiği halde..
Ben boyunu 1.45 tahmin ediyorum, diyelim ki yanıldım.. 1.50 olsun..
Demek ki dört dil bilen Latife Hanım bugün yaşasa ve THY hosteslik sınavına girse kazanamayacaktı..
***
Göklerdeki gururumuz Sabiha Gökçen Hanım'a NE demeli? Adını koca koca havaalanlarına verdiğimiz hanımdan söz ediyorum..
Atatürkümüz "İlk Türk kadın pilotu bu hanım olacak" dediğinde şimdikilerin aklına uyup boyunu ölçseydi bugün Sabiha Gökçen diye birini tanımayacaktık..
Boy meselesine itirazım bu yüzdendir..
THY yönetimi, sonu gelmez rötarlar için acele başka bahane bulmalı, kızlarımızı boydan yana horlayıcı ifadeler kullanmamalı..
Bizim kızlar belli bir yaşa kadar boya gider, ondan sonra enden büyümeye başlar.. Tepeye koyacaklarına yanlara koyarlar..
Bunun DA üç bilimsel sebebi vardır.. "Kısır, humus ve ev mantısı.."
Kızlarımızın genetik yapısını bunlar belirler.. Değiştirmek mümkün değildir.. Bunları bilelim, kızlarımızı "hostes olamazsınız" deyip hor görmeyelim..
S'il vous plait..
DERLEYEN KAPTAN
(Alıntıdır.)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder